ÜRÜNLER
HABERLER
Site içi arama:
Yeniliklerden haberdar olmak için lütfen kaydolun.
Email:
Ekle   Çıkar  

 

GÜNEŞ VARKEN KÖMÜRÜ SEÇMEK NİYE ? 

Greenpeace ve Güneş Kuşağı, Birleşmiş Milletler İklim toplantısı için Polonya nın Poznan kentinde toplanan devletlere "Kömüre Hayır, Güneşe Evet" mesajı gönderdi. 

Aktivistler, önce Galata Köprüsü önünde yere "No Coal" (Kömüre hayır) yazacak şekilde yattılar. Sonra da Beşiktaş da güneş enerjisiyle çalışan bir kafe açtılar.

Greenpeace den yapılan açıklamaya göre;

Küresel ısınmaya neden olan seragazı salımlarının üçte biri kömür yakmadan kaynaklanıyor. Kömür büyük oranda termik santrallerde yakılıyor. Türkiye de şu anda 47 adet kömürlü termik santral planlanıyor.Bu santraller Türkiye nin toplam seragazı salımlarını %50 oranında artırabilir.  

Greenpeace Akdeniz Enerji ve İklim Kampanyası Sorumlusu Hilal Atıcı, "Temiz yenilenebilir enerji kaynaklarının kömürden çok daha bol olduğunu ve iklim krizini aşmak için gerçek çözüm olduğunu biliyoruz. Bu yenilenebilir kaynaklar küresel ekonomik krizden de çıkışımızda yardımcı olabilirler . O halde güneş yerine neden kömürü tercih edelim ki?" dedi.

Küresel Eylem Günü 2005 yılından bu yana tüm dünyada ve Türkiye de çevre hareketinin öncülüğünde düzenleniyor. Dünyanın her yanında eylemler gerçekleştiren çevrecilerin amacı, Birleşmiş Milletler çatısı altında her yıl toplanan hükümetleri iklim koruma konusunda hızla harekete geçmeleri için uyarmak.

 

İSTANBUL DA KÜRESEL EYLEM GÜNÜ

Beşiktaş Meydanı nda toplanan ve aralarında Greenpeace in de bulunduğu çevreci sivil toplum örgütleri adına Mor ve Ötesi müzik grubunun solisti Harun Tekin bir basın açıklaması yaptı. Tekin, dünyada ortalama sıcaklığın 4 derece artmasının çocuklar da dahil pek çok canlının yok olması anlamına geldiğini, bu hızla gidilmesi halinde bunun 50 yıl içinde gerçekleşeceğini savundu.İklim değişikliğini yavaşlatmak için sera gazları emisyonunun şimdiki düzeyin yüzde 20 sine indirilmesi gerektiğini belirten Tekin, bu konuda zaman kaybedilmemesini istedi.Son ekonomik krizde küresel sermayeye 850 milyar dolar aktarıldığına dikkati çeken Tekin, şunları kaydetti: Bir günde küresel sermayeye aktarılan bu paranın çok küçük bir bölümüyle tüm dünyanın enerji üretiminde radikal iyileşmeler yapılabilirdi. Bütün dünya hükümetlerine 6,5 milyar insanın geleceğine dair bir ekolojik muhtıra veriyoruz. Küresel eylem grubu olarak tüm emekçileri, yoksulları, antikapitalistleri, gençleri, işsizleri, barış yanlılarını gezegen çapında mücadeleye çağırıyoruz. Küresel ısınma, küresel sermayenin ve hükümetlerin ahmakça enerji politikalarının sonucudur. Petrole, kömüre, doğalgaza bağlı enerji politikalarına hayır diyoruz. Rüzgar ve güneş bize yeter. Şimdi zenginleri değil, gezegenleri kurtarma zamanıdır. Grup, 2012 yılı sonunda süresi bitecek Kyoto Protokolü nün halefi olacak yeni uluslararası anlaşmayla ilgili müzakerelerin yürütüldüğü Polonya nın Poznan kentindeki Uluslararası İklim Konferansı na sembolik olarak düdük ve ıslık çalarak seslerini duyurmaya çalıştı.Eylem sırasında, güneş enerjisiyle çalışan meyve suyu sıkacaklarıyla portakal sıkılarak, katılımcılara servis yapıldı.

yeşil.ntvmsnbc.com

 

İKLİM RAPORUNDA YENİ OLAN NE ?

Çevre raporlarının hazırlanmaya başlanmasından bu yana belki de hakkında en fazla konuşulan, en merakla beklenen raporlardan biriydi bu. 

Raporda, iklim değişikliğinde insan faaliyetlerinin büyük rolü olduğu belirtiliyor

BM İklim Değişikliği Paneli nin hazırladığı 2007 raporunun ilk bölümü Paris te açıklandı.  

Peki yeni olan ne var bu raporda?

"Acil harekete geçilmesi ihtiyacı", "nedenin ne olduğu konusunda şüphe olmadığı", "önümüzdeki günlerde büyük etkiler görüleceği" gibi ifadeler çok tanıdık.  

Aslında tüm bunları daha önce de duyduk denebilir; zira BM İklim Değişikliği Paneli nin yaptığı aslında varolan raporları yeniden değerlendirme ve karşılaştırarak okuma. Dolayısıyla elindeki tüm veriler zaten yayımlanmış durumda.

Raporda yansıtılan değişimlerin boyutları 2001 yılında yayımlanan raporla kıyaslandığında temelde değişmemiş gibi görünüyor; tablonun daha karanlık görünüp görünmediği nasıl yorumladığınıza bağlı.

İklim değişikliğinin büyük oranda insan faaliyetlerinden kaynaklandığı yönündeki kanının, 2001 de yüzde 66 dolayında iken, şimdi yüzde 90 a çıkması önemli.  

Birleşmiş Milletler Çevre Programı nın başkanı Achim Steiner, bunun ne anlama geldiği konusunda şöyle dedi: "2 Şubat 2007, iklim değişikliği ile insan faaliyetleri arasında bir bağlantı olup olmadığı üzerindeki soru işaretinin kalktığı tarih olacaktır."

Şans penceresi  

Bugünlerde iklim değişikliği konusunda çevreci gruplar ile hükümet yetkililerinin sözlerini birbirinden ayırdedebilmek zor - şimdi buna iş dünyasından isimler de ekleniyor.

İngiltere nin Çevre Bakanı David Miliband, örneğin, "Bilim ya da iklim değişikliği üzerine tartışmalar bitti. Tehlikeli boyutlarda iklim değişikliğinin önlenmesi için şans penceresi zannettiğimizden çok daha hızla kapanıyor." dedi.

 

ISINMA BELİRTİLERİ

Son 12 yılın 11 i sıcaklıkların kayıt altına alınmasından bu yana kaydedilen en sıcak yıllar arasındaydı

Dağlarda görülen buzullar ve kar örtüsü azaldı

Uydularda, deniz seviyesinde yükselmenin ivme kazandığı görüldü

Daha yoğun ve uzun süreli kuraklıklar gözlemlendi

Arktik buz örtüsünin derinliği ve yoğunluğu azaldı  

Miliband in görüşlerini "Uluslararası Yeşilbarış Örgütü - Greenpeace" de yansıtıyor.

Örgütün iklim ve enerji kampanyasını yürüten Stephanie Tunmore, "Burada hükümetlere açık bir mesaj var ve harekete geçmek için zaman daralıyor" diyor.  

Dünyadaki genel sorun aslında sözkonusu pencerenin sera gazları salımındaki artış nedeniyle sonuna kadar kapandığı, hatta kilitlendiği.

Raporda şu tespit yapılıyor: "Yıllık fosil yakıt karbon dioksit emisyonları 1990 larda ortalama 6,4 milyar ton karbon iken, 2000-2005 döneminde 7,2 milyar ton karbona yükseldi."  

Miliband ve Tunmore eğer pencerenin hâlâ kapanmadığına küresel toplumu ikna etmek istiyorsa, o zaman hızla harekete geçmek zorundalar.

Bazı gözlemciler, raporun siyaset dünyasını ve iş çevrelerini şoke edeceği konusunda iyimser.  

Dünya Doğal Yaşam Örgütü WWF, iş dünyasından liderleri fosil yakıt kullanımının azaltılması sürecine sokmaya çalışıyor.

İş dünyasının iklim değişikliğine karşı tutumlarında da değişim olduğu söyleniyor  

Örgütün küresel iklim değişikliği programının başkanı Hans Verolme, iş dünyasının tavırlarında gözle görülür bir değişim olduğunu söylüyor.

Ancak BM İklim Değişikliği raporunun herkesin dikkatini çekeceğine inanmıyor.

Verolme, "Eğer harekete geçmemek için bir bahane ararsanız, o zaman bilimsel tartışmanın ve belirsizliklerin doğası gereği bir bahane bulursunuz." diyor.

yeşil.ntvmsnbc.com

BU BÖLÜMDEKİ DİĞER BAZI BAŞLIKLAR