ÜRÜNLER
HABERLER
Site içi arama:
Yeniliklerden haberdar olmak için lütfen kaydolun.
Email:
Ekle   Çıkar  

 

Bugünlerde içinde açılım, saçılım, demokrasi, ıslak imza, darbe, cunta, demokrasi kelimeleri geçmeyen bir yazı yazmak mümkün mü?

 

Bugün böylesi bir denemeye girişip, aslında hepimizi bir şekilde doğrudan ilgilendiren enerji meselesinde daha doğrusu yenilenebilir enerji meselesinde Türkiye nin nerede olduğuna dair yazacağım. Bu konunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yaşadığım ortamda kendi elektriğimi sağlıklı ve sorunsuz bir şekilde üretmemi sağlayan Norm Enerji den Erkan Yenen e bazı sorular sordum ve işte yanıtları:

 

Güneş enerjisi enerjisinde Türkiye nin devlet politikası nedir?

Türkiye de yenilenebilir enerjiler konusunda uzun zamandır çıkarıl(a)mayan bir yasa var. Türkiye nin, enerji üretiminde 2020 de 1/5 oranında yenilenebilir kaynaktan yararlanmasının hedeflendiği zikredilse de bu hedefin tutturulması şu aşamada güç gözüküyor.

 

Dünyadaki örneklerle kıyaslanırsa, benzeş coğrafi ve iklimsel şartları da göz önüne alarak, diğer ülkeler nerede Türkiye nerede?

Türkiye ile aynı iklim kuşağı ve enlemde bulunan Yunanistan da, devlet, 10+10 yıllık alım garantisi ve kWh başına yaklaşık 45 euro fiyat veriyor. Bunun yanında, düşük faizli yatırım kredisi ve yüzde 40 lara varan hibe desteği sağlanıyor. TBMM gündemine gelmesi beklenen değişiklik teklifi için telaffuz edilen 10+10 yıl ve 25-28 euro cent. Yerli parça kullanım oranına göre kademeli olarak artan teşvik oranlarından söz ediliyor. Tabii tüm bunlar kulislerde dolaşan söylentiler. Kim neye göre hazırlıyor somut bilgi mevcut değil. Bu alandaki geç kalmışlığa bir örnek; Türkiye nin en az güneş alan yeri, Almanya nın en çok güneş alan yerinin elektrik potansiyelinden daha zengin. Yani ülkemizin her yerinde bu sistemleri kullanmamız mümkün.

 

Beklenen yasanın çıkması durumunda ne olacak? Hayatlarımızda ne değişecek?

Şu hali ile çıkması durumunda Almanya daki gibi (her yıl 130 bin adet) bireysel kullanım için evlerin çatısına GES (Güneş Enerji Santralı) sayısının artması gibi bir beklenti yok. Zira, yasa tasarısı büyük çaplı sistem kurmayı düşünecek sermayedarlar düşünülerek hazırlanmış. Aslında enerjinin tüketildiği yerde üretilmesinin herkes için avantajı var; örneğin üretim, iletim, bakım, kayıp, kaçak gibi alanlarda tasarruf edilecek. Herkes kendi elektriğini kendi çatısında üretebilecek.

 

Bu konuda sektörün mevcut durumu ne?

Sektörde, büyük bir bilgi kirliliği var. En büyük sermaye grupları bile ciddi danışmanlık desteğine ihtiyaç duyuyor. Uzman personel sıkıntısı da fazla. Sektörel ve de sektör içi eğitime, özellikle yasa çıktıktan sonra çok ciddi gereksinim duyulacak.

 

Güneşten elektrik üretimi konusunda sektör temsil ediliyor mu?

Sektörün de öz eleştiri yapma zamanı geldi de geçiyor bile. Bir takım amatör mail, forum vb. platformların ötesinde, kişisel çekişmelerden uzak yapıcı ve profesyonel yaklaşıma ihtiyaç var. Göze çarpan başlıca sektörel yapılar PV PLATFORMU, GÜNEŞE DERNEĞİ ve GENSED. Yasayla beraber yaygın ve etkin kulanım söz konusu. Yeni iş alanları ve istihdam da sağlanacak. Kriz fırsata çevirmek mümkün olacak bu sayede ...

 

Aslında çok daha etraflıca yazılıp çizilmesi gereken çok önemli bir mesele yenilenebilir enerji... Kısaca olsa da gündem den kafayı kaldırıp bu sektörün haline bir dikkat çekmek istedim.

Serdar Akinan / www.aksam.com.tr / 02.11.2009

BU BÖLÜMDEKİ DİĞER BAZI BAŞLIKLAR