ÜRÜNLER
HABERLER
Site içi arama:
Yeniliklerden haberdar olmak için lütfen kaydolun.
Email:
Ekle   Çıkar  

 

Bakan Yıldız : Türkiye Özellikle Enerji Sektöründe AB ye Girmeyi Çoktan Hak Etmiş Durumda

 

Yıldız, Türkiye nin, AB nin özellikle doğalgazdaki arz güvenliğiyle alakalı probleminin çözümünün bir parçası olan birçok proje geliştirdiğini, buna karşın AB deki enerji başlığının açılmamış olmasının bir eksiklik olduğunu söyledi. Yıldız, Türkiye özellikle enerji sektöründe AB ye girmeyi çoktan hak etmiş durumda. Ben AB deki enerji başlığının açılmamış olmasını AB içerisindeki bir siyaset dizayn yanlışlığından kaynaklandığına inanıyorum dedi. Raporda enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla beraber nükleer enerjinin daha ön plana çıktığının görüldüğünü anlatan Yıldız, 10 yıl önce hazırlanan projeksiyonlarda ise doğal gazın daha ön planda olduğunu kaydetti. Hızla büyüyen Türkiye nin enerji ihtiyacının da arttığını belirten Bakan Yıldız, bu açıdan da nükleer santral konusunun önem kazandığını ifade etti. Dünyanın gelişmiş ülkeleri ABD, Japonya ve Fransa nın dünyadaki nükleer santralların yarısına sahip olduğunu, Çin ve Hindistan da da 2050 yılına kadar nükleer santral konusunda büyüme hedefi koyduğunu dile getiren Taner Yıldız, Türkiye nin yenilenebilir enerji kaynaklarından sonuna kadar istifade edeceğini, fakat nükleer enerjiyi de kullanacağını vurguladı.

NÜKLEER SANTRAL KONUSU
Çevreci olan birinin nükleer güç santrali aleyhinde bir yapılanma içinde bulunmasının traji komik ve bilimsel gerçeklere aykırı olduğunu söyleyen Yıldız, Yani dünyada nükleer santral sayısı 3 katına çıkacak, siz bir katını bile aşmamakta ısrar edeceksiniz. Bu traji komik bir olaydır. Yani (dünya gider tersine) demek zorundasınız o zaman diye konuştu. Yenilenebilir enerji konusunda realize edilen projelerin bir benzerinin nükleerde de yapılması gerektiğini kaydeden Yıldız, nükleer santral konusunu destekleyenlerin, aslında yenilenebilir enerji kaynaklarını destekleyenlerle aynı olduğunun bilinmesi gerektiğini bildirdi. Nükleerin ana yük kaynağı olarak tabana oturtulacağını, bunun üzerine de rüzgar ve güneş santrallerinin monte edileceğini anlatan Yıldız, Dünyada yalnızca rüzgar ve güneşten oluşan bir sistem yok. Bizim bunları son derece dikkatli izlediğimizi belirtmek isterim dedi.

TAŞIMA ÜCRETLERİMİZ PAHALI DEĞİL
Türkiye nin petrol ve doğal gazda uyguladığı taşıma ücretleri konusunda da bilgi veren Enerji Bakanı, Biz transit değerimizin konmadığını, bu değerin sıfır olduğunu, ama taşımayla alakalı ücretlendirmelerde ise buraya yaptığımız yatırımların bir karşılığının olacağını, bunun da uluslararası arenada kabul gördüğünü söyleyebiliriz diye konuştu. Türkiye nin uyguladığı taşıma ücretlerinin uluslararası boru hattı taşıma ücretlerinden daha pahalı olmadığını, hatta zaman zaman ucuz olduğunun söylenebileceğini kaydeden Yıldız, bunun hem BTC Ham Petrol Boru Hattı, hem Kerkük-Yumurtalık Ham Petrol Boru Hattında hem de kurma aşamasında olan Nabucco da rahatlıkla görülebileceğini söyledi.

 

DOĞALGAZDA KONTRAT DEVRİ ÇALIŞMALARI
Doğalgaz piyasasının serbestleştirilmesi konusundaki sürecin yavaş işlediğini kabul ettiklerini belirten Yıldız, hedeflerinin önce özel sektörün monte edildiği ve kamunun çekildiği bir ortamı oluşturmak olduğunu söyledi. Bu çerçevede BOTAŞ ın Rusya ile yaptığı 2011 yılında bitecek 6 milyar metreküplük doğalgaz kontratının özel sektöre devredileceğini, bunun da piyasada çok rağbet göreceği kanaatinde olduklarını bildiren Yıldız, bunun sektörün serbestleştirilmesi konusunda gerekli, fakat yeterli olmayan bir çalışma olduğunu ifade etti. Önceki yıllarda daha fazla bir portföy açıldığı halde özel sektöre ancak 4 milyar metreküp kontrat devri yapılabildiğine de işaret eden Yıldız, Bu devir de aynı şekilde yarışma usulü ile olacak. Bunun yalnızca bizim tarafımızdan değil, takdir ederseniz ki kaynak ülke tarafından da beraber dizaynı gerekiyor dedi.

 

Bakan Yıldız, şöyle devam etti : Bizim kamu kaynaklarını ister varlık satışlarıyla, ister imtiyaz hakkı, ister yap-işlet, ister yap-işlet-devret modelleri gibi, kredilendirme modelleri de dahil olmak üzere özel sektörle makul oranla paylaşmamız lazım. Nedir makul olan? Ne çok aşırı karlar vererek bir sermaye transferine sebep olmak, ne de az karlar vererek özel sektörün sağlığıyla alakalı sıkıntı oluşturmak. Bu ikisi arasında çok hassas bir denge var. Bunu doğal gaz sektörüyle alakalı da söyleyebiliriz. Çünkü burada özel sektör tarafından doğal gazın pazarlanmasıyla alakalı ciddi sıkıntılar olur. Bunu kamu kendi içerisinde fiyata müdahale etmeksizin, aldığı kaynakların çeşitliliğinden kaynaklanan sebeplerle balans edebilir. Ama özel sektör bunu yapamaz. O yüzden özel sektörün hem iktisadi şirket ortamında rahat yaşayabilmesini ve kar edebilmesini temin edebilmemiz, ama aynı zamanda rekabetçi ortamı daha da geliştirmemiz lazım. Bana diyorlar ki (Arkadaşlar biz falan yerden daha ucuza doğal gaz bulacağız), hemen alın diyorum. Çünkü daha uygun bir fiyatın vatandaşımıza daha uygun bir şekilde ulaşacağını biliyoruz. Kamu ile rekabet eden özel sektörün aslında getireceği olumlu sonuçların farkındayız. Bunların yapılabilmesi lazım, keşke daha ucuz fiyatlarla daha çok gaz girebilse. Yıldız, Kamunun elinde uzun dönemli kontratlar bulunduğunu ve bunun kademeli olarak elden çıkartılmasının çok hassas olarak yönetilmesi gereken bir konu olduğunu vurguladı.

AB MÜZAKERELERİNDE ENERJİ FASLI AÇILMALI
AB ile alakalı enterkonnekte sisteminin test çalışmalarının bittiğini de açıklayan Yıldız, bu çerçevede Türkiye de üretilen bir elektriğin Fransa veya İngiltere gibi Avrupa ülkelerinde alınıp satılabileceği konusunda büyük bir yol açıldığını kaydetti. Türkiye nin AB nin özellikle doğal gazdaki arz güvenliğiyle alakalı probleminin çözümünün bir parçası olan birçok proje geliştirdiğini ifade eden Enerji Bakanı, buna karşın AB de enerji başlığının açılmamış olmasının bir eksiklik olduğu kanaatinde olduğunu söyledi. Yıldız, Türkiye özellikle enerji sektöründe AB ye girmeyi çoktan hak etmiş durumda. Fakat bildiğiniz gibi enerji sektörü zaman zaman uluslararası siyasetin üzerinde, zaman zaman da uluslararası siyaset enerji sektörünün üzerinde yük oluşturmuştur. Dünyadaki uluslararası ilişkilere baktığınızda bunu görmüş olursunuz. Ben AB deki enerji başlığının açılmamış olmasını AB içerisindeki bir siyaset dizayn yanlışlığından kaynaklandığına inanıyorum. Türkiye hem AB ülkeleriyle alakalı çözüm üretecek, hem de enerji başlığının açılıp açılmamasıyla alakalı bir pozisyonla karşı karşıya kalacak, Türkiye bunu hak etmiyor diye konuştu. www.enerji.gov.tr / 23 Temmuz 2010

BU BÖLÜMDEKİ DİĞER BAZI BAŞLIKLAR