ÜRÜNLER
HABERLER
Site içi arama:
Yeniliklerden haberdar olmak için lütfen kaydolun.
Email:
Ekle   Çıkar  

 

Nükleer Enerji Santrali`nin Oluşturduğu Tehdit

Çevre Mühendisleri Odası, nükleer santrallerden kaynaklanan atıklardan yola çıkarak bir ülkede veya komşu ülkede nükleer santral yapılmasının kuşakları doğrudan radyasyon tehdidine mahkûm etmek anlamına geldiğini belirtti. Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’nin, Kıbrıs’a yaklaşık 110 km mesafede, Mersin ilinin Gülnar ilçesinde bulunan Akkuyu Mevkiinde nükleer enerji tesisi inşa etmeyi planladığına dikkat çekilerek nükleer enerji santralinden kaynaklanan çevresel etkilerin, santralin iyi çalıştırılması durumunda göreceli olarak düşük olabileceği, ancak kazaların, özellikle de ciddi boyutlardaki kazaların çevresel etkilerinin oldukça şiddetli, uzun mesafeli ve uzun vadeli olduğu kaydedildi.

 

Dünyanın ilk nükleer enerji santralinin 1954 yılında Rusya’da faaliyete girdiği, 1960’lı yıllardan itibaren ise bu enerji türü ortaya çıkan kazalar ve ürettiği atıklar nedeniyle sorgulanmaya başlandığı ve birçok dünya ülkesinde bu tip enerji santrallerinin sayısının azaltılmasına yönelik önlemler alınmaya başlandığına dikkat çekilen açıklamada;

 

“Güneş ve rüzgâr enerjisi gibi temiz ve yenilenebilir bir enerji kaynağının artık tüm dünyada kullanılmaya başladığı bu dönemde nükleer enerji santralleri yerine doğayı koruyan güneş santralleri ve rüzgâr türbinleri tercih edilmelidir” denildi.

 

1970’ler de altın çağını yaşayan ve sayaçsız enerji vaatleriyle insanları ve uygarlığı kurtaracağı söylenilen nükleer enerji santrallerinden, bugün tüm dünya ülkelerinin kurtulmaya çalıştığı da ifade edilen açıklamada şu örneklere yer verildi:

 

“Kanada ve Amerika’da 1978, Almanya’da 1982 yılından bu yana Nükleer Enerji santrali siparişi yapılmadığı, Fransa’da 1997 den itibaren 2010 yılına kadar nükleer santrallerin işletiminin askıya alındığı, Brezilya’nın bitmekte olan ikinci santralinden ve 1.1 milyar dolar harcadığı üçüncü nükleer santralinden vazgeçtiği, İsveç’in 1980 yılında yapılan referandum sonucunda 2010 yılında elektriğin yüzde 46’sını elde ettiği tüm nükleer santrallerini kapatma kararı aldığı, İtalya’nın 1987 de yapılan referandum sonucu nükleer enerji santralini kapattığı, Almanya’nın 1991’de bitirilen SNR-300 Kalkar santraline ve Hanau MOX tesisini hiç işletmeden kapattığı, İspanya’nın da aynı şekilde bazı santrallerini kapattığı, ABD’nin 1984 yılında bitmiş olan Shoreham santralini işletmeye almadan kapattığını; Danimarka, Yunanistan, İrlanda, Lüksemburg, Avusturya ve Portekiz’in ise enerji üretimleri için nükleer teknolojiyi kullanmadıkları bilinmektedir.”

www.gundemkibris.com

07.04.2011

BU BÖLÜMDEKİ DİĞER BAZI BAŞLIKLAR