TÜSİAD Başkanlığı ateşten gömlek …

TÜSİAD’In eski başkanlarından Erkut Yücaoğlu, derneğin Türkiye’nin doğrularıyla uğraştığını belirterek, “TÜSİAD Başkanlığı ateşten bir gömlek... Bazı işadamlarının ’Hükümetle ters düşeriz’ gibi bir endişesi olabilir. Bunu anlamak lazım. Çünkü TÜSİAD başkanları Türkiye’nin doğrularını ortaya koyuyor. Bazen bu doğrular hükümetleri rahatsız ediyor ama doğruları söylemek kimseyi rencide etmemeli” dedi.

 

TÜSİAD’In son dönemde yeterince etkin olamadığına ilişkin eleştirileri de değerlendiren Erkut Yücaoğlu, “TÜSİAD’dan beklenen siyasi etkinlik değildir. Bir kere varlığının sebebi siyasi etkinlik değil. Yaptığı çalışmalarla, ortaya koyduğu araştırmalarla siyasileri ve gündemi etkilemek doğru. Ama siyasi etkinlik yapamaz TÜSİAD. Hiçbir zaman da yapmadı bunu” diye konuştu.

 

MAP-Turkuaz Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erkut Yücaoğlu, TÜSİAD’da Yüksek İstişare Konseyi Başkan Yardımcısı, aynı zamanda eski başkanlardan. TÜSİAD’ta Başkan Arzuhan Doğan Yalçındağ’ın görev süresi dolmadan ayrılacağını açıklamasından sonra, derneğin olağanüstü genel kurula gideceği, başkanlık süresinin 3 yıla çıkarılacağı konuşuluyor. Bunlardan da önemlisi üyeler arasında başkan olmakta isteksizlik olduğu dilden dile dolaşıyor. Yücaoğlu’yla hem bu konuları hem de global krizin etkisiyle artan işsizlikle mücadele formüllerini konuştuk. Doğrusu Yücaoğlu da TÜSİAD konusunda konuşmak için istekli değildi. Enerji, havacılık, turizm ve dış ticaret konularında faaliyet gösteren MAP-Turkuaz Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Yücaoğlu, işsizliğin Türkiye’nin en büyük sorunu olduğunun altını çiziyor.

 

Enerji sektörünü liberalleştiremedik …

* Sizin şirketinizin yatırım alanlarından biri enerji. Enerji ithalatçısı Türkiye’nin durumu ne olacak önümüzdeki yıllarda?

 

Maalesef Türkiye kendi enerji ihtiyacını sağlayacak durumda değil. Net ithalatçı konumda. Gaz fiyatlarına da petrol fiyatlarına da mahkumuz. Türkiye son dönemde enerji konusunda uyanış içinde. Ancak ne hukuki çerçeve ne de yabancı yatırımcıyı çekme açısından biz enerji sektörümüzü liberalleştirdik. Enerji Piyasası Denetleme Kurulu’nun çok ciddi çalışması gerekiyor. Türkiye hidroelektrik kaynaklarını, rüzgar potansiyelinin tümünü ileride de güneş enerjisinin tümünü kullansa, en kısa anlatımıyla tüm enerji kaynaklarımızı en iyi şekilde çevreye de zarar vermeden değerlendirsek bile Türkiye’nin enerji ihtiyacının ancak yüzde 30’unu karşılayabiliyoruz. Bu yüzden de enerji konusunda uyanış çok önemli.

 

Enerji krizi ekonomik krizin arkasına gizlendi …

* Türkiye enerji koridorlarının üzerinde, bu avantajı kullanabiliyor muyuz ?

 

Enerji koridorunda olmamız, boru hatlarının buradan geçmesi, arz talebin limanlarımızda gerçekleşmesi, Türkiye’nin enerjiye erişebilirliğini artırıyor. Türkiye’nin tüm projelerde aktif olması lazım. Rusya bizim için önemli bir partner. İyi pazarlık yapmalıyız. Türkiye’nin de Rusya’ya satacağı çok mal var. Ticaret de dengelenebilir. Ekonomik krizin arkasına gizlenen bir enerji krizimiz var. Global kriz nedeniyle bu yıl tüketim düştü. Elektrik üretimi bu yıl krizden dolayı tüketime yetti, önümüzdeki yıllarda ne olacağı belli değil. Hem üretim hem de dağıtıma yönelik 2015’e kadar kapasite artırımları olacak. Yüzlerce proje var bunları yapmak için de finansman lazım. Bu finansmanın da Türkiye’den bulunması mümkün değil. Dışarıda da hevesli çok sayıda yatırımcı var. Bu konuların hızlanması gerekiyor. Çünkü Türkiye’deki büyüme çok hızlı oluyor, tüketim hızla artıyor. Elektrik tüketimi kişi başına 2500 kilowatt saat, bu ABD’nin yüzde 20’si, Avrupa’nın yüzde 30’u. Benim iş hayatında olduğum dönemde Türkiye’de kişi başına elektrik tüketimi 30 yılda 4 misline çıktı. Önümüzdeki 5 senede 2 misline çıkacak. 10 sene de bir daha 2 misline çıkacak. Böyle bir talep baskısı olan ülke çok az dünyada.

haber.gazetevatan.com

-.-

TÜSİAD Hakkında

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), 1971 yılında İstanbul merkezli önde gelen Türk sermayedarlarınca kurulmuş olan örgütün adıdır. Daha önceleri TİSK ve TOBB gibi kuruluşlarda biraraya gelen sermaye çevreleri, bağımsız hareket edememek ve hükümete karşı etkili bir güç oluşturamadıkları gerekçesiyle bir derneğin etrafında birleşmeye karar verdiler. Sendikal hareketlerle sol kesimin siyasi açıdan güçlenmesi ve 12 Mart Muhtırası örgütün kurulmasını hızlandırıcı etkenler oldu. Sonunda 12 önde gelen sanayicinin 2 Nisan 1971 de verdiği imza sonucunda, hükümet örgütün kuruluşunu 20 Mayıs 1971 de resmen kabul etti.

tr.wikipedia.org/wiki

BU BÖLÜMDEKİ DİĞER BAZI BAŞLIKLAR