Güneş’in Dünya’ya olan 147 milyon kilometrelik uzaklığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın yeni stratejisi ile Türkiye için sıfırlanacak.

 

Doğalgaza bağımlılıktan kurtulmanın en temiz yolu olan yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi, gelecek dönemde Türkiye gündeminde önemli bir yer tutacak. Rüzgâr enerjisinden elektrik üretimi konusunda özel sektörün ilgisini gören bakanlık, şimdi de güneş enerjisine yatırım için özel sektörü teşvik etmeye hazırlanıyor. Yatırım maliyeti pahalı olan bu kaynaktan elektrik üretimi için devlet birçok kolaylık sağlamayı düşünürken üretim maliyetinin düşüklüğü nedeniyle uzun vadede genel elektrik üretim maliyetleri de aşağıya inecek. Bu durum gelecekte elektriğin daha ucuza kullanımını da sağlayacak.

 

Türkiye’de güneş enerjisi

Bakanlık, “Türkiye Güneş Enerjisi Potansiyeli Atlası” hazırlayarak yatırımcıların hizmetine sundu. Buna göre güneş enerjisi termik santral potansiyelinin Türkiye’de yılda 380 milyar kWh olduğu belirlendi. Bu değer, toplam 56 bin MW kurulu güce sahip doğalgaz çevrim santrallarının elektrik enerjisi üretimine eşdeğer. Daha somut bir ifadeyle bu değer, Türkiye’nin 2007 yılında tükettiği yaklaşık 200 milyar kWh’lik elektriğin iki katını ifade ediyor. Türkiye, güneş enerjisi potansiyeli açısından Avrupa ülkeleri içinde İspanya’dan sonra ikinci sırada yer alıyor. Bakanlığın yaptığı tespite göre sadece Antalya’da çatıların yüzde 80ine güneş panelleri (PV) yerleştirilmesi ile yılda yaklaşık 24 milyar kWh elektrik üretilebilecek. Bunun sadece yüzde 10’u gerçekleştirilse dahi bütün Kayseri’nin 1 yıllık tükettiğinden daha fazla elektrik üretilmiş olacak.

 

Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİEİ) Genel Müdürlüğü tarafından yapılan bir başka çalışmaya göre ise Türkiye’nin ortalama yıllık güneşlenme süresi 2640 saat yani günlük 7.2 saat düzeyinde bulunuyor.

 

Güneydoğu için yeni yatırım

Böylece metrekare başına günlük 3.6 kWh düzeyinde elektrik üretimi potansiyeli ortaya çıkıyor. Türkiye’nin en fazla güneş enerjisi alan bölgesi olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni ise ikinci sırada Akdeniz Bölgesi takip ediyor. Güneş enerjisine dayalı santralların artması ile birlikte bu bölgenin kalkınmasına da destek olunacak ve yeni istihdam olanakları ortaya çıkacak. Akdeniz Bölgesi ise tarım ve turizm gelirlerine bir de enerjiden elde edeceği gelirleri katacak. Güneş enerjisinden elektrik üretimi sadece kırsal kalkınmaya değil elektrik iletiminin daha sağlıklı bir şekilde yapılmasını da beraberinde getiriyor. Elektrik, tüketildiği yere yakın noktada üretildiği için iletim kayıpları en aza indirilmiş oluyor. Bir güneş enerjisi santralının kurulum aşamasında her 1 megavat (MW) başına 33 kişilik istihdam gerekirken üretim aşamasında ise aynı değer için 10 kişilik istihdam sağlanması gerekiyor. 2007 yılında Alman güneş paneli endüstrisi tek başına 42 bin istihdam yaratırken Almanya’da nükleer endüstrisinden daha fazla iş imkânı bulunuyor.

 

Maliyeti yüksek ama

Güneş enerjisine dayalı elektrik üretimi için gerekli yatırım maliyeti oldukça yüksek. Ancak yakıt maliyeti olmadığı için üretim maliyeti de zaman içerisinde düşen bir eğilim gösteriyor. Çevreci bir elektrik üretim yöntemi olması da güneş enerjisinden elektrik üretiminin avantajını artırıyor. Güneş enerjisinden elektrik üretiminin maliyeti kullanılan teknolojiye göre değişiyor. Güneş enerjisinden temel olarak 2 ayrı teknoloji kullanarak faydalanılıyor. Isıl güneş teknolojileri ile öncelikle güneş enerjisinden ısı elde ediliyor. Bu ısı doğrudan kullanıldığı gibi elektrik üretiminde de kullanılabiliyor. İkinci olarak güneş pilleri de kullanılıyor. Bu yöntemle yarı iletken malzemeler kullanılarak güneş ışığı doğrudan elektriğe çevriliyor. Isı kullanımı yoluyla üretilen elektriğin birim maliyeti 8 cent/dolar seviyesinde bulunurken güneş pili ile üretilen elektriğin birim maliyeti ise 25 cent/dolar seviyesine kadar çıkabiliyor. Yatırım maliyeti 1 kWh için 3500-7500 dolar arasında değişirken elektrik fiyatı ise yurtdışında 13-32 cent/dolar arasında değişiyor. Ancak teknoloji yıllar itibariyle geliştiği için güneş enerjisinden üretilen elektriğin birim fiyatı da düşüş eğilimi gösteriyor. Yatırım maliyeti yüksek olan güneş enerjisinden elektrik üretiminin teşvik edilmesi için bakanlık, yeni bir yasa değişikliği teklifi hazırlamaya başladı. Henüz Meclis gündemine taşınmayan teklifle güneş enerjisinden üretilen elektrik için 15 yıllık, 25 euro/cent fiyatı üzerinden alım garantisi öngörülüyor. Bu yasa değişikliği teklifinin ise mart ayından önce TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

 

Santral kurulacak

Bakanlık, 2013 yılının sonunda bitecek bir güneş enerjisi santral yatırımı için bu yıl çalışma başlatacak. Ülkenin güneyinde belirlenecek bir alanda pilot ölçekli 10-20 MW kurulu gücünde örnek santral yapılacak. Güneş enerjisinden elektrik üretimi, uluslararası arenada da yaygınlaşmaya başladı. En çok güneş alan İspanya, 2007 yılında güneş enerjisine 5 milyar euro ayırırken Almanya’da ise buna yönelik endüstri 5.7 milyar euroluk ciroya ulaştı ve 42 bin kişiye istihdam kapısı oldu. Fransa’da ise çeşitli yollarla güneş enerjisinden elektrik üretimi özendirilmeye çalışılıyor. Fransa, 16 bin eurodan küçük yatırımlar için yüzde 50 oranında vergi indirimi uyguluyor.

 

TBMM Enerji ve Sanayi Komisyonu Başkanı Soner Aksoy: Kriz ortamında yatırım için devletin teşvik vermesi lazım.

 

TBMM Enerji ve Sanayi Komisyonu Başkanı Soner Aksoy, kriz ortamında güneş enerjisine özel sektörün yatırım yapabilmesi için devletin teşvik etmesi gerektiğini belirterek bu yönde bir teklif hazırladıklarını kaydetti. Yenilenebilir Enerji Kanunu’nda (YEK) bütün yeşil enerji kaynakları için 5.5 euro/cent olarak tek bir fiyattan alım garantisi olduğunu vurgulayan Aksoy, yeni teklifle her kaynak için ayrı bir fiyat belirlenmesi yoluna gidildiğini belirtti. Güneşe özel bir yer ayırdıklarını ve 18 euro-centlik alım garantisi öngördüklerini kaydeden Aksoy, bakanlığın da bir teklif hazırladığını ve bu rakamın daha yüksek öngörüldüğünü belirtti. Aksoy, bakanlığın teklifi de hazır olduğunda ikisinin birleştirilerek Meclis gündemine getirileceğini vurguladı.

 

Yabancılar yatırıma hazır

Soner  Aksoy, 2005 yılında YEK’yi hazırladıklarını ama yatırımların istenilen seviyede olmadığını belirtti. Bakan Hilmi Güler’in “güneş yere indi” söylemine vurgu yapan Aksoy, bunun söylemekle olmayacağını ve gerekli düzenlemelerin bir an önce yapılması gerektiğini ifade etti. Aksoy, dünyanın kullandığı bütün enerji miktarının 50 bin katı kadar enerjinin güneşten 1 yılda sağlanabileceğini belirterek bu konuda Ar-Ge çalışmaları yapıldığını kaydetti. Aksoy, bu konuda ciddi Ar-Ge yatırımları yapılması gerektiğini belirterek, kamunun elektrik iletim sistemi TEİAŞ’ın yatırımlarının ise hız kazanması gerektiğini çünkü bu konunun bir darboğaz oluşturduğunu ifade etti. Aksoy, ilave yatırımlara ihtiyaç duyulduğunu belirterek henüz sonuçlandırılmayan rüzgâr enerjisi santralı başvurularının da bir darboğaz oluşturduğunu dile getirdi. Aksoy, ABD, İspanya, Almanya gibi ülkelerin Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımı yapmak istediğine dikkat çekerek, Avrupa Birliği’nin (AB) de bu konuya önem verdiğini belirtti. Aksoy, AB’nin Rusya’ya olan bağımlılığını azaltmak için yenilenebilir enerjiye yöneldiğini ifade ederek 2020 yılında elektrik tüketiminin yüzde 22’sini bu kaynaklardan karşılamayı hedeflediğine dikkat çekti.

 

Avrupa, yenilenebilir enerjiye desteğini artıracak

Avrupa Yatırım Bankası (AYB), bu yıl yenilenebilir enerjiye yönelik projelere desteğini artıracak. Türkiye’de de ofis açan AYB, gelecek dönemde Avrupa enerji pazarının geniş ölçekli yatırımlara ihtiyacı olacağını belirledi. 2010-2030 döneminde yeni santralların devreye girmesi gerekeceği öngörüsüyle bu yöndeki projeleri de değerlendirmeye alıyor. İklim değişikliği çerçevesinde ise yenilenebilir enerjiye gelecek dönemde Avrupa’da 600-700 milyar euroluk kaynak aktarılması gerekecek. AYB imkânlarından Türkiye’deki şirketler de faydalanabiliyor.

 

AB’nin uzun vadeli finansman kuruluşu olan AYB, toplam yatırım tutarı 50 milyon euronun üzerindeki yatırım maliyeti olan projeler için doğrudan kredi sağlıyor. Enerji projeleri de bu çerçevede değerlendirilirken belediyeleri de içeren kamu kuruluşları, özel amaçla bir araya gelen gruplar, kamu ve özel sektör şirketleri bu imkândan faydalanabiliyor. Sanayi projeleri için genel olarak 5-12 yıl arası, altyapı ve enerji projeleri için ise 12-25 yıl arası vade uygulanabiliyor. Ancak AYB kredisinden faydalanmak için yeterli oranda bir teminat gösterilmesi de şart koşuluyor. Global krediler çerçevesinde ise teknoloji ve Ar-Ge yatırımları için kredi kullanılabiliyor. Yatırım maliyeti 25 milyon euronun altındaki projeler için kredi hatları tahsis eden AYB, bu çerçevede KOBİ’ler, yerel yönetimler ve diğer kamu kuruluşları ile özel amaçlı grupları destekliyor.

Kaynak : Referans

BU BÖLÜMDEKİ DİĞER BAZI BAŞLIKLAR