ÜRÜNLER
HABERLER
Site içi arama:
Yeniliklerden haberdar olmak için lütfen kaydolun.
Email:
Ekle   Çıkar  

 

Geçen hafta İstanbul da neredeyse cehennem sıcağı denebilecek sıcak ve neme kurban gitmemek için, rüzgarı ile meşhur Çeşme ye kaçtım, ama orada da aynı tür sıcaklara kurban gittim. Tabii güneş sıcağında kavruldukça aklıma hep güneş enerjisi geliyordu. Acaba hazır sıcak varken, dünya güneş enerjisinden ne ölçüde faydalanıyor sorusu kafama takılıp duruyordu. Sonunda, hiçbir şey bilmediğim güneş enerjisi konusunda, konunun uzmanına kendimi teslim ettim.

 

Uzmana göre dünya bir süredir fosil kaynaklı yakıtlardan yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiş durumdaymış. Yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olan güneş enerjisi de, son yıllarda büyük rağbet görmekteymiş. Bu yöndeki yatırımların önümüzdeki yıllarda daha da artacağı tahmin edilmekteymiş.

 

Ben bugün temel olarak 2010 Yılı Küresel Yenilenebilir Enerji Raporu na dayanarak bir dizi veriye değinmek istiyorum. Güneş enerjisi konusuna değinirken yurdumuzun bu konudaki potansiyelini ve eriştiği noktayı da ihmal etmeyeceğim. Her ne kadar, Mayıs 2005 tarihinde yürürlüğe giren ve üzerinde 2007 yılı Nisan ve 2006 yılı Temmuz aylarında değişiklikler yapılan 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kanunu mevcutsa da, TBMM Enerji Komisyonu, muhalefet partilerinin desteği ile ve özel sektör temsilcilerinin katılımı ile yeniden düzenlenen değişiklikleri 9 Haziran 2009 tarihinde görüşülmek üzere Meclis e sundu. Ancak bu tasarı bugüne kadar ele alınamamış. Şimdi ek değişiklikler üzerine çalışılmaktaymış.

 

Coğrafi konumu dolayısıyla Türkiye nin sahip olduğu güneş enerjisi potansiyeli oldukça yüksek. Yıllık toplam güneşlenme süresi 2.640 saat (7,2 saat/gün). Ülkemizde kurulu güneş kolektörü yaklaşık 12 milyon m2 ymiş.

 

Tüm güneş enerjisi potansiyelimiz göz önünde tutulduğunda ülkemizde CSP (Yoğunlaştırılmış Güneş Gücü) ile 380 milyar kWh/yıl enerji üretilebileceği hesaplanıyor.

 

Dünyaya bakarsak Alman şirketleri öncülüğünde, 20 kadar kuruluşun 2009 yılında projelendirdiği Desertec , şimdilik, güneş enerjisinin kullanılacağı en büyük proje olarak planlanmış. Bu projede dev aynalarla ısıtılacak sudan sağlanacak buhar ile çalıştırılacak dev türbinlerden sağlanacak elektrik enerjisi yüksek voltaj iletişim hatlarıyla Kuzey Afrika çöllerinden Avrupa ya ulaştırılacak. İlk hesaplamalara göre 2020 yılında Almanya ya ulaşabilecek olan enerjinin maliyeti 6 euro/sent olacak. En büyük avantaj, 400 milyar euro tutarındaki yatırım tamamlandıktan sonra maliyetin sabit kalması. Desertec projesinin kısa sürede Avrupa kıtasının elektrik ihtiyacının %15 ini karşılayabilir duruma gelmesi dışında, doğal olarak kurulduğu bölgelerin enerji ihtiyacını da yerine getirecek. Dünyadaki çöllere 6 saat içerisinde düşen güneş enerjisinin tüm dünyanın bir yıl içerisinde tükettiği enerjiye eşit olduğu düşünülürse projenin ekonomik değeri daha iyi anlaşılabilir.

 

Ekonomik kriz nedeniyle petrol fiyatlarının düşük olmasına rağmen, 2009 yılında PV (Photo Voltaic) güneş enerjisi üretimi bir yıl öncesine göre %53 artmış (rüzgar enerjisi artışı %32).  2008-2009 zaman aralığında yeni eklenen enerji kaynaklarında, fosil kaynaklı yakıtlarda % 53, yenilenebilir enerjide ise % 47 artış tespit edilmiş.

 

2009 yılında yenilenebilir enerji kaynaklarının sağladığı enerji miktarı kullanılan toplam enerjinin %26 sına erişiyor. (Fosil yakıtlarından %66, nükleer kaynaklardan %8). Özellikle, güneş enerjisiyle ısıtılmış sıcak suyun 2009 yılında 70 milyon hanede kullanıldığı tahmin edilmekte. Şebekeye bağlı PV (photo voltaic) güneş enerjisi son on yılda ortalama %60 artarak 2000 yılına göre 100 misli artış göstermiştir.

 

Tüm yenilenebilir enerji araçlarının üretiminin ağırlık merkezi de Avrupa dan Asya ya kaymaktaymış. 2009 yılında Çin, dünyada üretilen PV güneş pillerinin %40 ını, güneş enerjisiyle ısıtılan sıcak su kollektörlerinin %77 sini ve rüzgar türbinlerinin %30 unu sağlamışmış.

 

2009 yılına göre, dünya PV güneş enerjisi kapasitesinin %47 si Almanya da bulunmaktadır. İspanya %16 ile ikinci durumdadır. Diğer AB ülkeleri %7, Japonya %13 ve ABD %6 paya sahiptir. Güneş enerjisi ile ısıtılan sıcak suda en büyük pay %70,5 ile Çin indir. Toplam AB ülkeleri %12,3 paya sahiptir. Türkiye %5 ile dünyada üçüncü durumdadır. 2008 yılında bu kapsamda eklenen kapasitelerde de %77,5 ile Çin önde gelmektedir. AB mevcut kapasitesini %11,8, Türkiye ise %2,5 artırmıştır. Tüm diğer ülkeler daha sonra gelmektedir. 2009 yılında dünyanın PV güneş enerjisi kapasitesine 7 GW (GW = 109  watt) eklenmiştir. Bunun 3.8 GW bölümü Almanya tarafından gerçekleştirilmiştir. Bir yıl içerisinde en yüksek PV güneş enerjisi 2008 yılında 1.0 GW ile ABD firması First Solar tarafından üretilmiştir.

Güneş enerjisi durumu bu mahiyettedir!

www.aksam.com.tr / 17 Ağustos 2010

BU BÖLÜMDEKİ DİĞER BAZI BAŞLIKLAR