Konumuz Pan Krzysztof Olszewski tarafından üretilen Polonya malı Solaris marka otobüsler ve TOSFED. Başkan Topbaş’a Polonyalılar ‘Hibrid bir araç ürettik, bakar mısınız?’ demişler; o da bakıyormuş. Ancak elektrikli ve yerli otobüs arzu ediyor. Bazen beraber çalıştığımız, Sn. Topbaş’ın danışmanlığını da yapan Prof. Mustafa Ilıcalı ‘Başkana bu konuda tam bilgi verilmemiştir; yanlışları lisan-ı münasip ile anlatın, başkan etkilenir, gereğini yapar’ dedi.

 

Başkan Topbaş, elinde yeteri personel ve mekanizma olmadan orta boy bir ülke büyüklüğünde bir şehri yönetiyor. Bazen bana göre yanlış yapması çok doğal. Öte yandan ben tenkit için değil yapıcı olmak için yazarım.

 

İETT’nin yeni Genel Müdürü Hayri beyi birkaç kez aradım; görüşemedik. ‘Solaris’ olayını Hayri beyden öğrenip anladıktan ve ‘endüstriyel psikoloji’ konusunda düşüncelerini aldıktan sonra yazacağım. Sayın Topbaş’a da ‘Otobüs’ konusunda biraz bilgi arz edeyim; Otomotiv endüstrisi ürünleri arasında, piyasaya yönelik, tüketici nabzını tutarak üretilmeyen yegâne ürün ‘belediye otobüsü’ denilen şehir içi otobüsüdür. Otomobil ise pazar analizleri ile ortaya çıkan geçmiş tercihler, fiyat, az yakma, aksesuarlar, şekil, -’yeşil’ olma-, ikinci el fiyatı, sportif üstünlük gibi unsurlar ile üretilir ve ‘vitrinden’ pazarlanır.

 

Şehir içi otobüsünde ise pazarlama doğrudan tüketici-yolcuya değil belediye şirketine yapılır. Belediye kamu parası harcadığını göz önüne alarak; yolcuları için optimum konfor, hat yoğunluğu ve topografyaya göre fabrika ile müşterek çalışma yapar ve bir ‘tip’ otobüste karar kılınır; o üretilir.

Şehirlerarası daha kolaydır, araştırma ile ‘vitrine üretim’ yapılabilir. Yani; belediye otobüsü ‘el emeğinin’ en çok kullanıldığı otomotiv ürünüdür. Onun için yerli olmalıdır.

 

Sayın başkanın ‘elektrikli otobüsü’ için ise kötü bir haberim var! İstanbul’da elektrikli otobüs hiçbir zaman olmayacak! Eğer illaki ‘elektrikli’ istiyorsanız Troleybüs gerek. yani elektriği hava veya yer hattından alacaksınız. Phileas için de yazdım İstanbul 7 tepeli şehir Hollanda dümdüz bir ülke!

(Bugün en rantabl olan Phileas Metrobus’leri Konya belediyesine vermek)

 

Nasıl ve niye? ‘tarihi’ ve ‘teknolojik’ bilgi vereyim; Atlı tramvay Karaköy-Şişhane arasında iki atlı tramvay’ın önüne iki at daha takılır yokuş anca öyle çıkılırmış! Çünkü at ‘çekerek’ güç-tork üretiyor. Elektrik motoru gibi; O da rotoru çekip iterek döndürüyor. Oysa akaryakıt motoru ‘patlayarak’ güç-tork üretiyor.

 

Aynı miktar tork için bilmem kaç bin volt lazım. Oysa ‘bir akü hücresi’ 1.5 volt üretiyor. Gereken voltajda akü kaç ton gelir?

 

Üstelik 2800 otobüsü ile İETT’in 3 milyon araçlı İstanbul’da ‘havayı temizleyeceğiz!’ demesi insanların zekâları ile alay etmek değil mi?

 

Biraz da ‘Yerlilik’ hakkında bilgi vereyim. Uzun veya körüklü otobüs mü istiyorsunuz? Var. İki katlı mı? Var. Hibrid mi? Var. Tamamen yerli mi? Var, gaz (CNG) ile çalışan mı? Var. Alçak taban mı? Var. Ucuz mu, modern mi, klasik mi var oğlu var. Türkiye Avrupa’nın en büyük otobüs üreticisi ve ihracatcısı; öte yandan haziran dış ticaret açığı 5.7 milyar dolar olmuş. Yılda 70 milyar dolar! ‘Ulaşım yerli imkânlar ile çözülür mü?’ diye OSD Genel Sekreteri Prof. Ercan Tezer ve Prof. Ilıcalı ile 2009 ekiminde görüştük. Prof. Ilıcalı, Sn. Topbaş’a bilgi verdi; Başkan da ‘toplanın’ demiş. Türk otomotiv STK’sı OSD 10 aydır toplantı beklerken, İstanbul Belediyesi Polonya otobüsüne ‘bakıyor’!

 

Herhalde Sn. Topbaş müdahale eder.

Asıl ‘müdahaleci’ başkan, TOSFED başkanı Tahincioğlu; ancak üstat beklenenin tam tersine, istifa etmek yerine, Federasyon’un kurucu Başkanı, bir dönem yardımcılığını da yaptığı Oyman Atabay’ı istemediğini ilan etti.

 

Sebep; alınan bir Yönetim Kurulu kararını, aynı kurulun üyesi Oyman’ın açıklaması. Anlaşılan Mümtaz pek şeffaflık sevmiyor. Sahi; Başkan! Üç gün önce, oylamada onayladığın bu kararı sen niye açıklamadın? Ne, ya da kim, nasıl mani oldu? Yoksa Oyman ‘Namussuzluk’ ve ‘Şerefsizlik’ edip yalan mı söylüyor? Bunlar daha yazılacak! www.radikal.com.tr / 09.08.2010

BU BÖLÜMDEKİ DİĞER BAZI BAŞLIKLAR